MBA’in tahtı sallanıyor !

MBA Programlarına olan talep sektördeki rekabetçi yapı sebebiyle eski popülerliğini kaybediyor.


MBA’in tahtı sallanıyor !

MBA olarak bilinen İşletme Yüksek Lisans Programı, önde gelen finans şirketlerinde ve holdinglerde iyi pozisyonlara ulaşmanın ve kuvvetli bir kariyerin ön şartı olarak kabul görmesi sebebiyle sadece işletme mezunlarınca değil mühendislik mezunlarınca da uzun yıllardır yüksek talep görmekte. Ancak bu klasik algı ve talep için değişim başladı ve MBA’in popülaritesi giderek azalmakta.

Kuşkusuz bu duruma ilk ana etken, son yıllarda inanılmaz derecede artan rekabet. 2005 yılında işletme yada daha kapsamlı İngilizce tabiri ile “business” okullarının sayısı 7500 civarında iken 2014 yılında bu sayı 16Bin’e yaklaşmış durumda. The Association to Advance Collegiate Schools of Business (AACSB) kurumunun yaptığı araştırmada ortaya çıkan bu rakam sektördeki talep patlamasını kanıtlıyor. Ancak son on yıl içerisinde sisteme dahil olan 8000 yeni okulun azımsanamayacak kısmı klasik MBA programlarından ziyade daha farklı yüksek lisans programları yada profesyonellere yönelik çeşitli sertifika programları sunmakta.

Farklı programlara yönelik talebin altında yatan ana neden ise doğal olarak maliyet. Önde gelen okulların sunduğu MBA programlarının maliyetileri satın alınabilir seviyelerden uzak. Bu nedenle öğrenciler mezuniyet sonrası kazançlarını düşünerek borç / kredi gibi metodlarla bu parayı karşılamaya çalışıyorlar. Bir diğer durum ise hali hazırda çalıştıkları şirketlerin bu maliyeti karşılaması ancak buna gücü yeten yada karşılamak için gönüllü şirket sayısı ise giderek azalmakta. İşverenler klasik MBA programları yerine daha çeşitli, daha farklı programlar sunan ve günümüzün değişen ticari hayatına uygun programlara sahip okulları tercih etmekte oldukları gibi işe alımlarda bu tarz programlardan mezun adaylara da öncelik veriyorlar.

Klasik MBA’in ötesindeki alternatiflere yönelişin ana nedenini ekonomik olarak belirtmiştik. Programları sunan okullar da bunun gayet net farkında oldukları için oldukça düşük ücretli programlar sunuyorlar. Buna olanak sağlayan ise gelişen teknoloji. Bir çok okul “online eğitim” diye tabir edilen sistemlerle, çok daha ucuz maliyetlere, farklı programları dünyanın herhangi bir yerindeki kullanıcı için mümkün hale getiriyor. Bu şekilde, farklı programlara katılarak klasik MBA maliyetlerinin çok daha altında MBA muadili sayılabilecek sertifikalara sahip olan öğrencilerin sayısı oldukça fazla. Çeşitliliğin getirdiği avantaj ise klasik eğitimin yerine farklı konularda daha derinlemesine bilgi sahibi olmak ve uzmanlaşmayı sağlaması.

Bu anlamda en çarpıcı ve uç örnek Laurie Pickard’ın blog sayfası: No pay MBA (MBA’e para verme). Laurie uzaktan eğitim metodu ile katıldığı programlar ile 1000 USD’ın altında bir rakama MBA muadili sertifikalara nasıl sahip olduğunu blog sayfasında anlatıyor. Kısıtlı bütçelere ancak sınırsız internet erişimine sahip öğrenciler için mükemmel bir model olan Laurie’nin çalışması, işletme yüksek lisansı yada lisans sonrası işletme benzeri programların gideceği nokta hakkında bize net bir fikir veriyor. Bu durumu farkeden saygıdeğer üniversiteler ve okullardan cesur olanları ise değişim için gerekli adımları atmaya başladılar. University of Illınois bu yıl herhangi bir başvuran için ilk digital MBA diplomasını vermeye hazırlanıyor. Ancak programın maliyeti hala makul seviyelerde değil; 20.000 USD! Söz konusu rakam dünyanın önde gelen okullarının sunduğu MBA programlarından ucuz olsa da farklı alternatiflerle kıyaslandığında hala uçuk bir rakam.

Ancak online MBA sunan okullara baktığımızda, çok daha düşük rakamlar ve karşılanabilir seviyeler sunan okulların sayısı oldukça fazla. AACSB’ye göre online program sunan okulların sayısı son beş yılda %25 artmış durumda. Talep kanadında ise, MBA eğitimi planlayan aday öğrencilerin %27’si online eğitim alma eğiliminde. Bu rakam 2008 yılında sadece %4,4 idi.

Sektörde farklılaşan bir başka nokta ise şirketlerin kendi “üniversitelerini” kurmaya başlamaları. Intel, GE, Perdue gibi firmalar kendi çalışanlarının ileri eğitimi için kendi eğitim kurumlarını oluşturmuş durumda. Bu eğilimin de giderek artmakta olduğunu belirtmeye gerek bile yok. İlginç bir diğer nokta ise nokta atışı programlar sunma eğiliminde olan okullar. Kanada Athabasca Üniversitesi Hokey Endüstrisi için uzmanlaşmış MBA programı sunuyor!

Hokey takımı idaresi olsun, tedarik zinciri yönetimi olsun, inovasyon ve dizayn bölümleri olsun yakın bir zamanda her ihtiyaca yönelik lisans sonrası işletme programları göreceğimiz günler çok uzak değil. Son on yıldır konfeksiyon mantığı ile herkese aynı eğitimi sunan klasik MBA programları yerine terzi modeli her ihtiyaca özel programlar yakında çok daha popüler hale gelecek kuşkusuz. Buna en büyük destek, uzmanlaşmış çalışan ihtiyacını daha belirgin dillendiren firma sayısının artması.

Hemen hemen herkesin sahip olduğu ve talep edilirliği, farklılığı giderek azalan MBA programları yerine daha kısa süreli ve daha az maliyetli, daha spesifik içerikli işletme programlarına sahip adayların çalışma hayatının yeni kazananları olacağı gelecek artık çok yakın!

 

Bilgi İstek Formu
www.egitimal.com dan ulaşıp kayıt işlemlerini tamamlayan her 10. Öğrencimize egitimAL’ dan Yurtdışı Gidiş Dönüş bileti hediye!