HANGİ YABANCI DİL?


Lingua francabazen ticaret dili olarak da adlandırılan bir köprü dilidir ve bu bağlamda ana dilleri aynı olmayan kişiler arasında iletişimi sağlamak için kullanılır. İngilizce belki de bu olgunun en güncel (ve küresel) örneklerinden biridir ancak Fransızca, İspanyolca ve Çince dâhil olmak üzere dünyanın farklı bölgelerinde kullanımda olan pek çok başka lingua francalar da bulunmaktadır.

Jan Capper şöyle diyor, "Şaşırtıcı bir şekilde aslında dünyanın %75'i İngilizce konuşmuyor". Bayan Capper, kendi ülkelerindeki dilleri öğreten önde gelen bağımsız dil merkezlerinin küresel bir ağı olan Uluslararası Dil Merkezleri Derneği'nin (IALC) yönetici müdürü ve Küresel Eğitim ve Dil Dernekleri Birliği'nin (GAELA) kurucularından biri.

İngilizce dışındaki dillerin öğretilmesine ilişkin pazarı tartışmak üzere yakın zamanda onunla bir araya geldik ve öğrencilerin neden diğer yabancı dilleri tercih ettiği konusunda ikna edici bir argüman sundu: "Küresel bir ekonomide insanlar, gittikçe daha fazla bir şekilde farklı ülke ve pazarlardan kişilerle iletişim kurmak zorunda kalmaktadır ve bunların çoğunda ortak dil İngilizce olmamaktadır. Eğer diğer ülkelerdeki ticaret ortaklarınızla gerçekten iyi ilişkiler geliştirmek istiyorsanız bunu başarmanın yolu onların dilini de konuşmaktır. Bu size avantaj sağlar."

Bayan Capper, öğrencilerin dil seçimlerinin coğrafya, kişisel ilgi veya aile bağlantıları dâhil olmak üzere pek çok faktörden etkilendiğini ancak ekonomik fırsatlar ve kariyer yönelimlerinin çoğunlukla en önemli unsur olduğunu vurgulamaktadır. Bu bakış açısından bakıldığında dil kullanımı, nüfus ve ekonomik büyümeye ilişkin önemli küresel eğilimler, yabancı dil eğitimi taleplerine ilişkin önemli temel göstergeler sunmaktadır.

Yakın zamanda farkına vardığımız bir durum olarak, küresel gücün gelişmiş ekonomilerinden Asya'ya ve hızlı bir şekilde büyüyen ekonomilere doğru yöneldiği, dünya tarihi açısından olağanüstü niteliğe sahip bir dönemde yaşıyoruz. Dünyanın en çok konuşulan dilleri (Çince, İngilizce, İspanyolca,  Hintçe, Arapça), en büyük ekonomileri (ABD, Çin, Japonya, Almanya, Fransa) veya en popüler ülkelerini (Çin, Hindistan, ABD, Endonezya, Brezilya) yansıtmak için dilediğiniz istatistiği bu gelişen güç değişiminin üzerinde konumlandırabilirsiniz.

Ekonomik büyüme ve ticaret fırsatlarına ek olarak, bir dilin özellikle diplomasi ve iş dünyası alanlarında ne kadar yaygın bir şekilde konuşulduğu yabancı dil öğrenenlerin dikkate aldığı diğer önemli unsurlardan biri.

Örneğin İngilizce dışında Birleşmiş Milletler'in 5 başka resmi dili daha bulunmaktadır Arapça, Çince, Fransızca, Rusça ve İspanyolca. Bu altı dil BM toplantılarında yaygın bir şekilde kullanılmakta ve, bütçenin uygun olduğu durumlarda, tüm resmi BM belgeleri bu altı dilin tamamı veya bir kısmında da yazılmaktadır.

Popülerlik açısından İspanyolca en az 20 ülkenin resmi dili olurken Almanca Avrupa Birliği'nde ana dil olarak konuşulan en yaygın dildir ve Fransızca İngilizce dışındaki beş kıtada konuşulan tek dildir.

İngilizceye yönelik talep yoğunluğunu korumakta ve İngilizcenin etkileşim, seyahat ve ticaret alanlarında küresel bir dil niteliğindeki konumu sorgulanamaz. Ancak bu perspektiflerden herhangi birinden bakıldığında, İngilizce dışındaki dillerin öğrenilmesi çok daha açık bir hal alır ve dünyada bugün tanık olduğumuz nüfus ve ekonomik güçlerdeki temel değişimler önümüzdeki birkaç on yılda yabancı dil eğitimine ilişkin taleplerin ne yöne doğru ilerlediğine ilişkin bazı önemler göstergeler sunmaktadır.

 

(Kaynak: www.ialc.org)

Bilgi İstek Formu
www.egitimal.com dan ulaşıp kayıt işlemlerini tamamlayan her 10. Öğrencimize egitimAL’ dan Yurtdışı Gidiş Dönüş bileti hediye!